İnsanlık tarihinin en bilinen büyük aşkını yaşamış, isimleri ikonik hale gelmiş iki aşıktan bahsedelim. Birbirlerine ilk görüşte aşık olurlar. Düşman ailelerini karşılarına almışlar ve her şeyi göze alarak evlenmeye karar verirler. O yoksa ben yokum, diyerek bu dünyadan göçmeyi bile göze almış iki aşık. Kavuşamamışlar ama bize isimleri miras kalır. Evet doğru tahmin ediyorsunuz. Romeo ve Juliet’ten bahsediyoruz.
Peki 13 yaşındaki Juliet’in ailesini karşısına alarak, dadısını ikna edip, rahipten de yardım alarak 17 yaşındaki Romeo’ya kavuşma çabası bir aşk mıdır? Çocuk yaşta iki kişiden bahsediyoruz. Kurgusal karakterler olmaları, yazıldıkları ve yaşadıkları yüzyıl düşünüldüğünde göz önüne alındığında her şey değişiyor gibi görünse de henüz çocuk yaştaki bireylerden bahsediyor olduğumuz gerçeği değişmiyor. Juliet zorla 70 yaşındaki papazla evlendirilseydi ‘çocuk gelin’ olacak ve derdi bambaşka olacaktı. Shakespeare’in kavuşamayan aşıklarından günümüzdeki 13 yaşında evlendirilen kız çocuklarına gelirsek maalesef bu sorunun çok evrensel olduğunu görüyoruz. Yüzyıllar değişse de Avrupa’dan Asya’ya Amerika’ya her zaman bu sorun var. Bu yazıda animasyondan belgesele birçok tür ve dönemden bu konuyu işleyen dünyanın her yerinden filmler yer alıyor. Bu filmlerin pek çoğu da bittikten sonra başlıyor…
Child Bride (ABD), 1938

Harry Revier’in yönettiği ve Raymond L. Friedgen’in yapımcılığını üstlendiği 1938 yapımı bir Amerikan filmi. Film Ozark Dağları’nın derinliklerinde geçen olay örgüsü, tek odalı ücra bir okulda idealist bir öğretmen olan Carol’ın etrafında dönüyor. Carol kendisinin de büyümüş olduğu bu topraklarda erken yaşta zorla evlilik geleneğini durdurmak için harekete geçer ve erkekler tarafından tabi ki şiddetle karşılanır. Bu film yayınlandığı dönemden beri 12 yaşındaki oyuncunun filmdeki çıplak sahneleri sebebiyle çok tartışmaya sebep olmuş. Filmin anlatımı bizim de çok aşina olduğumuz iyi ve kötülerin çok net olduğu, şiddetin çok açıkça gösterildiği Yeşilçam filmlerinin anlatım diline sahip.
Sonita (İran), 2016

Yönetmenliğini Rokhsareh Ghaemmaghami’nin üstlendiği Sonita, 15 yaşındaki Afgan mülteci Sonita Alizadeh’nin yaşamına odaklanıyor. Tahran’da yaşayan ve rapçi olmak isteyen Sonita, ailesinin para kazanmak için onu evlendirmesini istemesi üzerine hayalleri ve gelenekler arasında bir çözüm bulmaya çalışıyor. Filmde Sonita gibi mülteci olan pek çok çocuğun yaşadığı kurumda farklı coğrafyalardan gelen çocukların aynı kaderi nasıl paylaştığı gözler önüne seriliyor. Film, Sonita’nın kendisi gibi yer yer eğlenceli ögelere yer verse de dünyanın pek çok ülkesinde var olan bu gerçeğin insanları sürüklediği çıkmaz, seyirciyi koltuğuna çiviliyor. Özgürlüğünün peşinde umut, sabır ve kararlılıkla çabalayan Sonita’nın belgeseli, 2016 yılında Sundance ve Moskova Film Festivali’nde gösterilmekle birlikte dünyanın pek çok yerinden önemli ödüller kazanıyor.
The Royal Exchange (Belçika-Fransa), 2017

Chantal Thomas’ın aynı adlı romanından uyarlanan The Royal Exchange’in yönetmen koltuğunda Marc Dugain oturuyor. Filmde, erken yaşta zorla evliliğin yalnızca güncel bir konu olmayıp aynı zamanda tarihi bir gerçeklik de taşıdığı gözler önüne seriliyor. Sözde özgür olan prensesler, tıpkı diğer filmlerde olduğu gibi ailelerinin ve geleneklerin baskısı ile başka ülkelerin prensleriyle evlenerek göç etmek zorunda bırakılıyorlar. Unvanlar ve sınıflar farklı olsa da sorunun aynı olduğunu gerçekçi bir üslupla anlatan filmde çeşitli feminist yapımlarda da yer almış olan Anamaria Vartolomei yer alıyor. Çeşitli film festivallerinde gösterilmiş olan film, önemli ödüllerinde sahibi olmuştur.
Tereddüt (Türkiye), 2016

Yönetmen ve senaristliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı Tereddüt filmi Türkiye’de kadın cinselliğini konu alan ender filmlerden biri. Film, taşrada görev yapmakta olan bir psikiyatristle, ailesi tarafından evlendirilmiş olan bir çocuğun yaşadıklarını ele alıyor. Biri psikolojik diğeri cinsel şiddete maruz kalan iki kadının ortak noktalarda buluşması İngilizce ismindeki gibi ışıklı bir gölge oluşturuyor. İki karakterin de içinde bulunduğu çıkmaz film boyunca korunan soğuk bir atmosferle aktarılarak kişilerin hayatlarında duydukları tereddüdü ekrana taşıyor. Dünya prömiyerini Toronto Uluslararası Film Festivalinde yapan film, en iyi yönetmen ve en iyi film ödülleri de dahil olmak üzere pek çok ödül kazanmıştır.
The Summer of the Electric Lion (Şili), 2018

Filmde, bir kız çocuğunun ailesi tarafından evlendirilmesine ve bu sürecin hem onu hem de çevresini nasıl dönüştürdüğüne odaklanılıyor. Burada yine gelenekler, baskılar ve batıl inançlar devreye giriyor. Öyle ki bu kız çocuğunun evlendirildiği kişi, rivayete göre dokunulduğunda elektrik akımına kapılındığına inanılan sözde peygamber Aslan. Film, oldukça genç bir yaşta yönetmenlik koltuğuna oturan Diego Céspedes tarafından yönetiliyor. Bu insanlık suçuna karşı sessiz kalan ve geleneklere karşı gelemeyen bu çocuğun hikayesi, seyirciyi yüz yüze gelmesi zor olan gerçeklerle baş başa bırakıyor. Çeşitli önemli film festivallerinde gösterilmiş olmasının yanı sıra Cannes Film Festivalinde Cinéfondation ödülü de kazanmıştır.
Sitara: Lets Girl Dream (Pakistan), 2020

Kısa animasyon türünde çekilmiş erken yaşta zorla evliliği anlatan bir film. Filmin yönetmen ve senarist koltuğunda, kısa belgesel dalında iki kez Oscar kazanmış, gazeteci, sinemacı ve aktivist olan Sharmeen Obaid bulunuyor. Bu animasyon filminde 1970’lerde Pakistan’da pilot olma hayalleri kuran Pari’nin babası tarafından evlendirilme kararı alınmasını ve düğün gününü izliyoruz. Biz hikayeyi, Pari’nin kız kardeşi Mehr’in gözünden izlesek de tüm karakterlerin babanın bu kararına verdiği tepkiyi ve olayları görebiliyoruz. Bu da aslında bu konunun sadece bir kız çocuğunu değil cinsiyet fark etmeksizin bütün evi, aileyi ve ilişkileri ne kadar etkilediği konusunda kafa açıcı.
Pakistanlı bir kadın sinemacının Netflix gibi bir platformda bu konuyu Dünya’nın her yerinden izleyiciyle paylaşması çok önemli.
Knots: A Forced Marriage Story (ABD), 2020

Amerika’da erken yaşta zorla evliliklerin bu kadar yaygın bir sorun olduğu eminiz bir çoğumuzun aklına gelmemiştir. Ancak gerçek şu ki ülkemizde yasal izinlerle 18 yaş altına indirilebilen evlilik yaşı, Amerika’da bazı eyaletlerde azami yaş sınırı olarak belirlenmemiş bile. Kate Ryan Brewer tarafından yazılan ve yönetilen 75 dakikalık Knots: A Forced Marriage Story belgeseli dört eyalet dışında, evlilik için asgari bir yaş sınırının olmadığı ABD’deki erken yaşta ve zorunlu evlilikleri anlatıyor. Knots, üç kadının gerçek hikayelerini kendi ağızlarından anlattıkları bir belgesel. Gerçekliğin çarpıcılığı insanı derinden sarsıyor. Aile baskısına, zorlanmaya, erkekleri koruyan yasalara karşı ABD’de çok fazla insanın farkındalığını sağlamış. Hem izlerken düşünecek hem de bu kadar yaygın bir sorunun özgürlükler ülkesindeki yankılarını gördükçe bu kavramı çok daha derinden sorgulayabileceksiniz. Bu belgesel, yalnızca bir üçüncü dünya fenomeni değil, aynı zamanda birinci dünya sorunu olan bu konuya bir ışık tutuyor.
Okuyucuya not: Bu çalışmayı hazırlarken çeşitli kaynak araştırmaları yaptık ve bulabildiğimiz kadar çeşitli filmi, kıta ve türleri göz önünde bulundurarak sıraladık. Ancak gördüğünüz üzere Afrika ve Antarktika kıtaları, seçkimizde yer almadı. Çünkü bu kıtalarda, bu coğrafyaların hikayelerinin anlatıldığı kayda değer filmlere rastlamadık. Bununla birlikte görece gelişmiş olan ülkelerin sinemasında da bu soruna dair oldukça az film üretildiğini gördük. Bu durumun dünya genelinde bir sorun olmasına rağmen sanatçıların bu konuya daha az değiniyor olmalarından ve yeterli sayıda film üretiminde bulunmuyor olmalarından üzüntü duyuyoruz. Seçkimizin sanatçılara ilham olmasını ve bu insanlık suçuyla karşı karşıya kalan çocuklarla ilgili daha çeşitli filmler üretilmesini diliyoruz.
Daha önemlisi Dünya’nın her yerinden, her sınıfından çocuğu mağdur eden bu insanlık suçunun sonlanması için bütün gücümüzle, inancımızla mücadele edeceğiz. Bunun çocukların, kadınların kaderi olmadığını biliyoruz.
-Damla Aydın & Esra Kars
